Yapay Zeka Çağında Ürün Olmak?
ChatGPT ile birlikte Yapay Zeka konusu bu kadar gündemdeyken ve GPT 4.0 ı heyecanla beklerken ve neleri vadettiğini düşünürken Yapay Zeka (YZ / AI) nın aslında…
ChatGPT ile birlikte Yapay Zeka konusu bu kadar gündemdeyken ve GPT 4.0 ı heyecanla beklerken ve neleri vadettiğini düşünürken Yapay Zeka (YZ / AI) nın aslında birazda evrimine ve bileşenlerine bakmak lazım.
YZ artık hayatımızda ve her Disruption Technology (Yıkıcı Teknoloji) evresinde olduğu gibi oyunun kurallarını yeniden belirliyor. Yeniyi ne kadar çabuk kabullenip gerek işlerimizde gerekse iş dışı yaşamımızda YZ ile birlikte olmaya geçersek o kadar süreci hasarsız atlatabiliriz. Hasarsız kelimesini özellikle kullanıyorum çünkü Yapay Zeka arkasında Robot teknolojisini de barındırdığı için ilk defa bir teknoloji insanlığın faydası ile birlikte insanlığın ikamesi olarak büyüyor.
Yapay Zeka aslında ilk olarak ünlü matematikçi Alan Turing’in 1950’de “Makinalar Düşünebilir mi?” makalesi ile gündeme gelmişti. Araştırmacılar önceden belirlenen kurallara dayalı (en basit anlatımı ile if-else ) geliştirmeler yapmışlar ancak içinde öğrenme olmadan sadece önceden yazılı kurallara göre hareket eden yapıların bir noktada tıkandığını görerek bu alana yapılan fon destekleri de kesilince çalışmaları bırakmışlardır. Ta ki 1980’lerin ortalarında nöron ağları kavramının gelişmesi ve 2006’da bunun bilgisayar işlemcileri ile modellenebileceğinin örneklerle ortaya konulması ile büyüme kaldığı yerden devam etti.
Bu büyümenin ve gelişmenin ulaştığı hızı anlamak için birkaç veriyi anlamak çok önemli. Yapay Zekanın gelişimini ve hayatımıza entegrasyonunu belirleyen birkaç başlık var. Bunlardan en önemlileri ;
a) Gelişen İşlemci Hızları : Intelin kurucusu Gordon Moore tarafından geliştirilen yasaya göre her 18 ila 24 ayda bir tırnak büyüklüğünde mikroçipe sığacak transistör sayısı ikiye katlanır. Bu ne demek sadece yakın tarih örneği ile anlatalım; Bugün kullandığımız akıllı telefonlar 1990’lı yılların ortalarındaki süper bilgisayarlar kadar hızlı ve o dönemki süper bilgisayarlar fiyatının on binde biri fiyatına ve yüz binde bir enerji tüketimine sahip. Bugün gelinen teknolojide 10nm çipler üretiliyor ve Yapay Zekanın varlığının sebebi olan ve insan beynindeki nöron ağlarının benzeri yapıları işleyebilen yüksek işlemci güçleri artık elimizde.
b) Gelişen Kablosuz İletişim Hızı : 64k modemleri benim yaşımdaki herkes hatırlar. 64k hızlardan 128k’ya 256k’ya 512k ve 1 Mbit/s geçişleri evre evre hatırlıyoruz. Ancak 3G,4G ve LTE geçişleri çok daha hızlı oldu ve ulaşılan hızlar logoritmik olarak arttı. (Ülkemiz altyapı olarak biraz geriden gelse de). Şimdi kapımızda 5G ve var ve 5G’nin vaad ettiği hızlar bu gelişmek ve yaygınlaşmak üzere bekleyen onlarca etkili teknolojinin tek tıkanma noktası. Aradaki farkı şöyle anlatalım. 1GB’lık bir filmi 3G’de indirmek onlarca dakika alırken bu 4G’de bir dakikaya indi 5G ile bir saniyeye düşecek. Bu yüksek veri aktarımı teknoloji altyapılı her şeyi değiştirecek güçte.
c) Veri üretim hızı : Yapay Zekanın gerçek besini, yakıtı veri. Ne kadar çok veri o kadar hızlı ve derin öğrenen Yapay Zeka. Veri üretiminde gelinen nokta akıl alır gibi değil. İnsanoğlunun 2000 yıl içerisinde ürettiği tüm veriyi için hesaplar yaklaşık 2 eksabayt (2 Milyar Gigabayt) olduğunu ortaya koyuyor. Bugün bu veriyi bir günde üretiyoruz. Cisco nun yaptığı bir araştırmada bugün 50 milyardan fazla IOT(Nesne) internete bağlı ve birbiriyle veri alışverişi yapıyor. Sadece tıp alanında toplanan genetik veriler (örn. genom analizleri) 2025 de 40 eksabayta çıkmış olacak.
Uzun yıllardır hep aklımın bir köşesinde olan “Ürün eğer bedava ise asıl ürün sizsiniz” söylemi ile internette gerek sosyal ağlarda ve gerekse genel kullanımımızda paylaştığımız büyük veri ile bizlerin ürün olduğu gerçeği apaçık ortada.
Peki şimdi üretilen GPT 3.5 ve gelecek olan GPT4 gibi yapay zeka platformlarını blokzinciri vb altyapılarda ve açık kaynaklar şeklinde özgürce bizlerin ürün olmadığımız “Gerçek” kullanımına sunacaklar mı yoksa çeşitli servislerle bunları kullandığımızı zannederek birkaç büyük teknoloji devinin elinde büyümeye devam eden bu devasa endüstri için ürün olmaya devam mı edeceğiz? Hep birlikte kısa sürede cevabı göreceğimizi düşünüyorum.
Bu yazı ilk olarak 26 Aralık 2022 tarihinde LinkedIn’deki Teknoloji ve Yapay Zeka bülteninde yayımlandı. LinkedIn'de okuyun